KONTROLSÜZ GÜÇ
Başlığı koyarken hayli zorlandım. Güç odakları mı olsa, şer odakları mı? Yoksa sınırsız güç mü diye? Sonunda bu başlıkta karar kıldım.
Tabi güç değince kapsam alanı oldukça geniş bir konu. Genel olarak güçten ne anladığımız. Mesela gücü kim kullanır, nerede kullanır. Ne zaman ve ne kadar kullanılması gerekir. En önemlisi bu güç kime karşı kullanılacak? Kullanım sebebi nedir? Görüldüğü üzere hepsi güç kavramıyla ilintili ve bilinmesi gereken sorular.
Arapça da kuvvet, Farsça da kudret ne ise Türkçe de de güç o dur. Hemen hemen aynı anlamlara gelen iç içe geçmiş kelimeleri ayırt etmeden kullanırız. Kuvvet,kudret,erk
Güç; devlet demek, toprak demek, zenginlik ve sağlık demektir. Güç kelimesini fende kullanırsak DİRENÇ, tıpda kullanırsak ENERJİ, sosyal işlerde kullanırsak YARDIMLAŞMA ve DAYANIŞMA, parasal anlamda kullanırsak mali güç/EKONOMİ güç anlaşılır.
Gücü kim/kimler elinde bulunduruyorsa üstünlük, hakimiyet,bağımsızlık ondadır. Günümüz dünyasında ülkeler birbirleriyle kıyaslanırken ordular ve savaş ekipmanları karşılaştırılır. Sayıca kimin ki fazlaysa, teknoloji olarak kiminki yeniyse o ülke güçlüdür deriz.
Aynı şekilde bir ülkenin ekonomik gücünü tesbit etmek için üretim, ihracat ve ithalatına, kişi başına düşen milli gelirine bakarız. Ekonomik gücün yanında bir de ,küresel güç vardır. Hava da, kara da, deniz de üstünlük sağlayana SÜPER GÜÇ; bu süper gücün daha da gelişmiş haline yani etki alanı kıtaları aşmış başka ülkelere de hükmetme, baskı kurma, yön verme- yönetme şeklindeyse buna da KÜRESEL GÜÇ diyoruz. Eskiden cihan şümul devlet olarak Osmanlı gösterilirken şimdi ABD,Rusya,Çin gibi devletler gösteriliyor.
Otomobillerin hızını artıran motorlarında bir gücü olduğunu biliyoruz. Buna BEYGİR GÜCÜ derler. Alım satımlarda bu güce göre insanlar onu tercih eder.
Gücü elinde bulunduranlar gereksiz yere kullandıklarında kimi zaman “GÜÇ ZEHİRLENMESİ” olur. Kimi zamansa güç kontrolden çıkar ve freni boşalmış araç gibi kaza yapar.
Eğer güç baskı,şidet ve sindirme aracı olarak kullanılırsa işte burada kontrolsüz güç başlar.
Kontrolsüz güce sahip olanlar nefsi ve keyfi davrandıkları için akıl ve sağduyu devre dışı kalır. Bazen bilinçli bazen bilinçsiz ortaya çıkar bu durum.
Güç, gücünü/Limitini aşarsa KONTROLSÜZ GÜÇ olur. Kontrolsüz gücün olduğu yerde şiddet, işkence, yağmalama,talan,kaos vardır. Kontrolsüz gücün olduğu yerde korku ve endişe hakimdir.Psikolojik baskılar hat safadadır.Kontrolsüz gücün olduğu yerlerde ifade özgürlüğü kısıtlanmış polis devleti hakim olmuştur.
Diğer yandan gücü yerinde ve zamanında kullanmak lazım. Toplumsal olaylara müdahale ederken sert ve aşırı güç kullanılmasına ORANTISIZ GÜÇ diyoruz. Bu orantısız güç kullanımı kanunen yasaklanmıştır. Mesela; tomalardan su sıkarak toplantı ve gösteri yapanları dağıtmak varken aşırıya kaçıp silah kullanmak kurşun sıkmak gibi. Biz bu orantısız güç kullanımını nedense hep gelişmiş medeni ülke denilen Avrupa'da özellikle ABD'de görmekteyiz. Hele birde faili siyahi ya da İslami ise olacakları siz düşünün!
Güç hiç mi kullanılmayacak? Elbette ki gücün birde caydırıcı yönü var. Yaptırım hakkı vardır. Kanunun uygulanması düzen ve huzurun sağlanması için bu da gerekli .Yerinde yeterince kullanılmalıdır.













