ALDIRMA REİS BİZ SENİ SEVDİK
Bu yazımdan sonra köprünün altından çok sular aktı. Çok canlar gitti. Nice şehitler verdik. Darbeler, krizler, seçimler gördük. Nice tanınmış simalar dünyasını değiştirdi. Süper liglerde şampiyonlar liginde şampiyonlar ha bire el değiştirdi. Düşünseniz ya iki kişinin bile birbirini idare edemediği nice yuvalar yıkıldı. Aileler boşandı, boşanma aşamasına geldi
Bu yazımdan sonra da çok şeyler değişti. Değişmeyen tek hakikat reisin hâlâ 24 yıllık iktidarını koruyor olması.
Arşivime göz atarken bu yazıyı buldum. üzerinden tam 12 yıl geçmiş. Âdeta 24 mart 2014 e kadar yaşadığımız o yılların bir özeti gibi, paylaşmak istedim.
Filozof Rıza Tevfik Bölükbaşı, Abdülhamit gitsin deyip te kısa bir süre sevinip koca bir cihan devletinin lime lime parçalandığını görünce pişmanlığını ve üzüntüsünü bir şiirle dile getirir.
Abdülhamid'e haksızlık yapılığını anlatan Rıza Tevfik: Abdülhamid’in Ruhaniyetinden İstimdat şiirinde şöyle seslenir.
Nedesin şevketlim, Sultan Hamid Han?
Feryâdım varır mı bârigâhina?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan,
Su nankör milletin bak günâhına.
Târihler ismini andıgı zaman,
Sana hak verecek, ey koca Sultan;
Bizdik utanmadan iftira atan,
Asrın en siyâsî Padişâhına!
“ Pâdişah hem zâlim, hem deli “ dedik,
İhtilale kıyam etmeli dedik;
Şeytan ne dediyse, biz 'beli' dedik;
Çalıştık fitnenin intibahına.
Elbette çok seslilik güzeldir. Ancak her kafadan bir ses gelince sizce ne demeli?
1) Padişahım çok yaşa !
2) İttihatçıların söyledikleri gibi 'Kahrolsun istibdat' !
3) Yaşasın cumhuriyet, yaşasın demokrasi!
4)Ya sev ya terk et!
Sizce hangisi?
***
Uzatmadan yazıma geçeyim.
Biz seni
İsrail’in Filistin’e attığı fosfor bombalarına karşı haykırışını,
“Arakan, Somali, Kırım, Keşmir, Miyammar” Müslümanlarını sahiplenmeni,
İslam coğrafyası kan ağlarken ekibinle gece gündüz ahenk içinde çalışmanı
Sevdik
Biz seni
193 devletin üye olduğu (BM) toplantısında “dünya beşten büyüktür” değişini,
“Kaddafi devriminde” 20 bin Türk vatandaşını 3 gün içinde gemilerle tahliye edişini,
Suriye de 150 binden fazla masum insanı bombalayan “zalim Esed’e çek git” değişini
Sevdik
Biz seni
“Mavi Marmara da Gazze’ye destek verişini “İsrail’e özür dedirtmeni”,
Beyaz saray da Obama’yla öz güven içinde konuşma asaletini,
Ekim 2005 de Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakerelerindeki başarını,
Devlet liderleriyle fotoğraf çektirirken Türk bayrağına basmayıp; saygı göstermeni
Sevdik.
Biz seni
Bir çok ülke ekonomik kriz yaşarken “inşallah bizde teğet geçecek “değişini,
Milli paramızı değerlendirmeni, 6 sıfırı silmeni, merkez bankasını güçlendirmeni,
Enflasyon canavarını çift haneli rakamlardan tek haneli rakamlara düşürmeni,
Borsamızın adını BİST olarak değiştirmeni ve daha anlamlı bir hale getirmeni
Borçlanma faizlerini % 4’lere indirmende ki başarını,
Sevdik.
Biz seni
“367 diretmesine 28 Nisan e- muhtırasına karşı dik duruşunu,
“Halk oylamasını, demokrasi paketlerini, reformist yanlarını”,
“Reisi cumhurun cumhur tarafından seçilme kararını”
Sevdik
Biz seni
Davos ta “van minut” (one minut ) çıkışıyla bir daha da gelmem sözünü
“1 dakika içinde zalimin gözüne baka baka dünyaya haykırışını”,
Osmanlı tokadı atarcasına Türk’ün gücünü yeniden hatırlatmanı
Dikleşmeden dik duruşunu
Sevdik
Biz seni
On iki yılda başarı üstüne başarı elde etmeni
Çıtayı her seçimde yükseltmeni
1.parti olamazsam çeker giderim değişini
Cennet vatanımızın dört bir yanını mamur etmeni
Örümcek ağı gibi duble yollarla hızlı trenlerle örmeni
Eğitimde sağlıkta ulaştırmada kısaca her alanda
Sessiz devrimler gerçekleştirmeni
Sevdik
Aldırma reis
Biz seni sevdik
Sahiden sevdik
Sevdik be!
***
Sanırsam birde son 12 yıllık için bir şeyler yazmak gerek. Rahmetli Süleyman Demirel'in dün dündü bugün bugündür. Siyasette 24 saat çok uzun bir zamandır, dediği aklıma geldi. Reis, geçer mi, kalır mı, sınıf tekrarı mı yapar, bilemem. Bu son dönemi bir karneye benzetecek olursak ben derim ki bu karneyi milletimiz doldursun.
Bize de Milletin karnesine milletin kararına saygı duymak kalsın!
















