YENİ BİR 'İZM"E DOĞRU MU?
İnsanlar yıllar boyu örnek aldıkları, değer verdikleri, fikirlerini ve icraatlarını beğendikleri, kimi kişileri kendilerine idol alarak kahramanlaştırıp efsaneleştirmişlerdir.
Zamanla ortaya bir "izm" çıkar ve bağlıları, militanları, fanatikleri oluşur.
Kimileri bir yaşam biçimi hâline getirir, o uğurda mücadele verir, gerekirse savaşırlar.
Marksizm, Leninizm, Kemalizm gibi...
Yeni oluşan bu izm; ismin sonuna mı, soyadın sonuna mı eklenecek zaman gösterecek!
Türkiye'nin meseleleri, sevk ve idaresi, başarısı bir kişi üzerinden değerlendiriliyor.
Hattâ dünya barışı da bir kişi üzerinden okunuyor.
Nato zirvesi yapılyor; Türkiye mi ön plana çıkıyor, yoksa sayın Erdoğan mı?
Ülke adına kazanımlardan mı bahsediliyor, yoksa Erdoğan'in kazanımlarından mı?
Türkiye damgası mı vuruluyor, Erdoğan damgası mı?
Eziklik ve hamaset psikolojisini atamıyoruz hâlâ!
NATO ülke liderleri katılmış, Trump Erdoğan'ın ricası ile gelmiş, Trump'ın sayısız iltifatları olmuş, kimseyle olmayan el kol samimiyeti olmuş, daha neler neler...
Masraftan kaçınılmamış, her türlü lüks görsel hazırlanmış, yemekler sınırsız, servis mükemmel miş.
Katılan ülke liderlerine sorulursa, doğal olarak, Türkiye' yi, Erdoğan'ı, organizasyonu mükemmel ve başarılı bulduklarını söyleyeceklerdir.
Trump'ın, her yerde sayın Erdoğan'dan bahsetmesi, yerli yersiz övgü ve iltifat dizmesi pek hayra alamet değildir.
Erdoğan'ın da her hitabın başında "Dostum" iltifatını kullanması eğreti duruyor.
Kimse kimseyi kandırmasın; Herkes, her devlet ya da liderleri kimin kim olduğunu, niyetini, amacını, yapmak istediklerini, karşıdan gelen iltifatın samimi olup olmadığını çok iyi biliyordur.
İsrail her fırsatta, İran'dan sonra hedefin Türkiye olduğunu, haritalar çizerek, açıkça söylüyor.
Bu gücü nerden alıyor/ alacaklar?
Elbette ki Trump'tan.
Hâlâ müslüman kanı akıtan, akıtmaya devam eden, işgalci, tecavüzcü Batın'ın ve Trump'ın iltifatlarını anlayamayan, bunu övünç abidesi sayan, onur meselesi yapan müslümanlara hayret etmemek mümkün değil
Sayın Erdoğan'ın; sıradan bir vatandaşın bile görebildiği; her hangi bir yanlış uygulamasına bile ses çıkarmayan, uyarı ikaz yapamayan, toptancı zihniyetli, ön kabullü müslümanın tavrı gelecek için hayra alâmet değil!
Biz burada ülkemizi ve ümmeti ilgilendiren konularda icrayı, icranın başını eleştirip uyardığımız zaman; siz de şöylesiniz, filan liderde şöyle yaptı, böyle dedi, filanla konuştu, görüştü gibi karşıt atağa geçip suçlamalar yapıyorlar.
Oysa onların hiç bir tavrı, söylemi, davranışı icraa yönünden etkili ve yetkili değildir.
Sorumluluk makamında oturanlar yerine, direkt sorumsuz kişileri hedef almak ipe un sermektir.
İtirazlar gelir; sizin Liderde şöyle böyle diye.
Biz diyoruz ki, ülkemiz adına düşünüyoruz, güzel işlerle seviniyoruz, yanlış işlerle üzülüyoruz. Erdoğan'ın, dolayısıyla ülkemizin başarılı olmasını, ülkemiz adına, elbette isteriz.
Sahi barışçı dost, Türkiye'den İran'a vur emrini veren, gelirken 5 adet F-35'i vereceklerini söyleyip giderken kem küm eden, kıvıran Trump' tan ne haber!
Köprüyü geçene kadar deniliyorsa da, günümüzde yanlış bir uygulama ve inanıştır.
Herkes birbirinin kalbini okuyor. ciğerini biliyor!
















