İRAN'A HANGİ AÇIDAN BAKIYORUZ?
&- Kim ki, " Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resulullah " derse müslümandır. Zirâ " Biz zahire göre hüküm veren " bir ümmetiz.
&- Yaşantısıyla; kişinin ya da toplumun dini inancı hakkında bilgi, kanaat sahibi olabiliriz.
&- Kişinin ibadetinde, muamelatında hataları olabilir; inanç dairesinden çıkmak; itikadi kabuller ve redlerle alakalıdır.
Konuya gelelim:
&- İran'ın ABD ve İsrail ile işbirliği içinde olduğu safsatası patlamıştır.
&-"Büyük düşman", "küçük düşman" tanımlamalarının doğruluğu ve samimiyeti ortaya çıkmıştır.
&- İran halkı ve yöneticileri ; kendi beyanlarına göre müslümandır ve hiç kimse beyanın aksini iddia edemez , imanmetre kullanamaz.
&-İran'a, dünyanın en tehlikeli sırtlanı ve buna destek veren asrın Deccali acımasızca saldırmış, üst düzey yöneticilerin tamamına yakınını katletmiş, 170'e yakın kız öğrenciyi bombalamış, çok sayıda sivili öldürmüş ya da sakat bırakmış, ekonomisini, özellikle de hava savunma sistemini felç etmiştir.
&- Böyle câni, acımasız ikilinin bir ülkeye yaptığı saldırı; barbarlık, alçaklık, şımarıklık olarak kabul edilir; dinine, diline, milliyetine bakmadan...
&-Zulme uğrayan kim olursa olsun, her zaman destek vermek durumundayız.
&- Gazze'de, Lübnan'da, Suriye'de on binlerce insanı öldüren, vatanlarını işgal eden Büyük Şeytan destekli İsrail'in karşısında canı ile, malı ile, onuru ile dik duran, mücadele eden, demir kubbe efsanesini delik deşik eden, ABD'nin yenilebileceğini gösteren İran, her türlü desteği ve taktiri ve alkışı hak ediyor.
&- Dikkat ederseniz, sünnilere karşı, Irak, İran, Yemen gibi ülkelerde yaptıkları katliamları sinemize çekmiş değiliz.
&- Azerbaycan Ermenistan savaşında Ermenilere destek verdikleri de biliniyor.
&- PKK'ya verdikleri destek de...
&- Buradaki kriter; Bir toplumun, dinleri farklı bile olsa; kibirli, vampir ruhlu, şımarık, acımasız İsrail ve ABD karşısında imkanları ölçüsünde dik durmaları savaşmaları ve teslim olmamalarıdır.
&- Söylem, tehtid, hamaset, miting yerine, müslümanların tepesine binen sırtlanları; malları ve canları ile dize getirmiş olmaları açısından duayı alkışı, taktiri fazlasıyla hak ediyorlar.
&- Pekâlâ, ABD destekli haydut İsrail, tamamen dini gerekçe ve amaçlarla, müslümanlara saldırıyor, vatanlarını işgal edip yöneticileri de dâhil; insanları acımasızca katlediyor; bir müslüman hatta bir insan bu durum karşısında duygulanmaz, ağlamaz, hüzne boğulmaz mı?
&-Bir ülke bombalanıyor, en üst yöneticiler ve halk öldürülüyor; ülkenin acısını paylaşmak için giden Fatih Erbakan, cenaze törenin de göz yaşları döküyor, ülkede gündem oluyor.
&-Önündeki cenazenin kimliği ve yetkisi, İsrail'in çok rahat öldürebilmesi, Müslümanların söylemden öte gidemeyip sus pus olmaları, korkaklıkları, cenazenin doğal olarak etkileyen hüzünlü atmosferi, okunan ayetlerin ifade ettiği manalar, okuyanın dokunaklı sesi gibi nedenlerle gözyaşı döken Fatih Erbakan'a karşı yapılan sosyal medya saldırıları, linç kampanyaları saygı ve edep sınırını aşmıştır.
&- Müslümanlara karşı yapılan zulümler karşılığında; hesaba çekileceğimiz, ilahi adalet gününü hatırlamak olamaz mı bir müslüman için?
&-Fatih Erbakan'ın her sözüne, her davranışına karşı toptan savaş açan troller; bir yandan da Erbakan'ın yetersiz, donanımsız, etkisiz olduğunu vurguluyorlar sürekli olarak.
&- Madem yetersiz, kabiliyetsiz bir liderdir; o halde neden her sözüne, her davranışına karşı çıkıp, ülke gündemine taşıyorsunuz?
Etkisiz elemansa, duymazdan görmezden gelin!
&- Tüm bunların altında yeniden Refah'ın ve liderinin gücünün zımnen kabulü yatıyor.
&- Trump "dostum olur, Papa ilk olarak ziyaret edilir, tebrik edilir, başarı dilenir...
Ama biz sizin gibi acımasız olamayız, samimi içten söylem ve davranışlar olmadığına inanırız, yüzeysel söylemler olduğunu kabul ederiz.
İtirazda seviye, eleştiride seviye, yorum yapmada seviye, bilgide seviye...
Sokaklar kabadayılarla dolu, kavga, hakaret, kin, nefret yeri sokaklardır.
















