OYSA ADİL OLMAYA SÖZ VERMİŞTİNİZ
Bir tanıdığım vardı, emekli olmuştu.
Devletten makam alabilmek için 24 saat Ak Parti'nin reklam ofisi gibi paylaşımlar yapıyordu.
Zamanla bir makam elde edemeyince, bir anda kapattı reklam ofisini (!)
Tekrar kenarından kıyısından Ak Parti'nin icraatlarına dokundurmaya başladı.
Beklediğinden daha düşük derecede bir makam elde etmişti; ama galiba oradan da emekli oldu.
Ak parti döneminde makam ya da iş kapma yöntemleri:
. Aşırı öveceksin, padişahım çok yaşacı olup, ellerin patlayacak kadar şakşaklayacaksın.
. Tam tersi; sürekli eleştirecek, argo sözler söyleyip, sosyal medyayı sallayacaksın.
. Hatırı sayılır bir dayı bulacaksın.
. Etkili bir cemaata bağlı olacaksın ya da etkili bir kanaat öderinden yardım alacaksın.
. Yöneticilerin çocuklarına yakın çevrede bulunacaksın.
. Hısım akraba olmak; zaten doğal bir imtiyazdır!
Oysa bir toplumu ayakta tutan temel iki güç; "Tevhid ve adalet" ti.
Oysa adaletli olmaya söz verilmişti!
Gerçekler böyle olunca; ikiyüzlülük, riyakarlık, şov, aynı partiden görünme çabaları hayli fazla ne yazıkk ki!
Durduk yerde, habire paylaşımlar yapan, övgüler dizen, sosyal medya savaşlarına cengaverce katılan birini gördüğümüzde; hedefini, amacını kesin anlıyoruz.
Yöneticileri halk kontrol eder. En büyük silahı ve yaptırım gücü "oyu" dur. Halk böylece, hem otokontrol yapar, hem yöneticileri sürekli kontrol altında tutar.
Eğer halk; gücünün farkına varır, yapıcı görüş, irade ve eleştirilerini demokrasi ölçüsünde yaparsa; yöneticilerin yanlış yapmaları mümkün değil!
Özne halktır, yöneticiler halka göre şekil alıyorlar, bu böyle biline!
Yöneticileri eleştirenler, halkı eleştirmiş oluyorlar.
















