YÖNETİCİLER ELEŞTİRİLEMEZ Mİ?
İnsanlığa örnek, tebliğci, uyarıcı, olarak gönderilen Allah Resulü Muhammed (as) , Yüce Mevla (cc) tarafından en şiddetli bir şekilde uyarılmıştır.
Oysa Elçisini " Alemlere rahmet olarak göndermişti"!
İnsanlık için "O'nda güzel örnekler var" buyururken, bu kadar şiddetli uyarılmasını nasıl anlayacağız?
Allah Resulü asla hata yapmamış, günah işlememiştir.
İnsanlığı uyarmak için uyarılmış, konuların ciddiyeti vurgulanmıştır.
Tevbe, Ahzap, Haakka, Abese ve daha başka surelerde benzer türde uyarılar yapılmıştır.
Bir örnek olarak bahsetmek gerekirse;
"Eğer O (Peygamber), Bize karşı, ona bazı sözler katmış olsaydı, Biz O'nu kuvvetle yakalardık, sonra O'nun şah damarını (can damarını) koparırdık."(El Hakk'a:44-46).
Âyette, Resul'ün dilinden; "sizin gibi bir beşerim" vurgusu; sınırları çiziyor.
Bir yöneticiyi, bir idareciyi, bir lideri de kutsamamak gerekir.
Zira, karar verme durumunda olanlar, icraat yapanlar, sınırsız yetki sahipleri muhakkak hata, yanlış yaparlar.
Eleştirileri kabullenmek ve önemsemek gerekir.
Eleştirileri hoş görmemek, cezalandırmak islam ahlakıyla bağdaşmaz.
Hem yönetici, hem destekçi halk tarafından, eleştiri ve uyarılara açık olmamak, tepki göstermek, tehtid etmek; inandıkları, yaşamak istediklerini iddia ettikleri dinî değerler ve ahlakla bağdaşmamaktadır.
Dindar bir nesil hedefleyen iktidar döneminde; gençliğin, ailenin, toplumun dinden, ahlak ve maneviyattan ne kadar uzaklaştığı ortada olan bir hakikattir.
Dini değerlere verdiği önemden dolayı dindar halk tarafından destek bulan bir yönetimin yanlış, islama uygun olmayan icraatlarına karşı koyamayan, uyarı, ikaz yapamayan ; hattâ haklı eleştirilere karşı şiddetli savunmaya geçenlerin dine, vatana, millete, lidere karşı yanlışlıklar içinde oldukları bir hakikattir.
İktidarı, icraatları üzerinden eleştiren Yeniden Refah Partisi ve lideri Dr. Fatih Erbakan'a karşı amansız tepki göstermek yerine, teşekkür etmek gerekmez mi?
Uyanmak, hakikatin yolundan gitmek gerekir.
















