TANITIM MI ŞOV MU?
Bundan bir iki yıl öncesine kadar, biraz ünlü restoranlarda, ya da dostlar arasında yenilen et ürünleri yemeklerin videoları çekilir paylaşılırdı.
Bu tür davranışlar zamanla kınandı, halk tarafından hoş karşılanmadı.
Zaten ekonomik durumları iyi olanlar paylaşım yapmaya gerek görmezlerdi. Çünkü normal, rutin yaşantıları böyle idi.
Bu tür paylaşımları genelde ekonomik durumu alt seviyede olanlar yapıyordu.
Ekonomik sıkıntılardan dolayı bu tür paylaşımlar epey azaldı.
Daha ziyade gidilen yerler, doğal güzellikler, tarihi eserler, yolculuklar paylaşılr oldu.
Yıllar önce Hollanda'dan yaşlı genç bir turist kafilesi, ilçedeki maden sahalarını ve doğal güzellikleri görmek için gelmişlerdi.
Ellerinde fotoğraf makinaları ile sürekli resimler çekiyorlardı.
Dağların ihtişamlı duruşu, jeolojik aşamaları, bitki örtüsü ve türleri; küçük bir taşın dokusu, rengi, yapısı, böcekler; sonuna kadar gözlemleniyor, resim alınıyordu.
Suların kaynakları, akışı, muhteşem görüntüleri kayda alınıyordu.
O bölgede yaşayan insanların, sosyal hayatları, kültürleri öğrenilmeye çalışılıyordu.
Resimlerde kendileri yok; gördükleri, görmek istedikleri, ilgi duydukları, hayran oldukları, enterasan, onların sık sık kullandıkları fantastik yapılar, doğal güzellikler vardı.
Şimdi de çeşitli ortamlarda resimler çekiliyor; tüm doğal güzellikler, doğal harikalar, yolculuklar; ön plana çıkmaya çalışan insan için araç, basamak olarak kullanılıyor. İnsanın öne çıkma çabası var.
Nasıl olsa, her şey insan içindi!
Kişinin kendisini, işini, ilgi alanlarını, yaptıklarını, kitabını, ziyaretlerini tanıtması, hatıra için görsele dönüştürmesi son derece doğal ve olması gerekendir.
Sorun; bu işlerin şova, göstermelik hâle dönüştürülmesi...
İte kaka, dirsek vurarak, yıkarak üst bir idareci ile resim çekilme savaşı çok ahlaksız ve seviyesiz bir davranıştır.
Normal, müsait imkân ve zaman olur, beraber resim çekilebilir, paylaşabilirsiniz.
Asıl sorun: görünmeye çalışma, öne çıkma, ben de varım çabasıyla hareket edilmesidir.
Görünün, tanının, tanıtın; ama görünmeye özellikle çabalamayın; hak yerini mutlaka bulur.
Cenazelerde bulunmayı bile resimleyip şova dönüştürmek ne kadar ayıp!
Oysa biz cenaze sahibine başsağlığı dilemeye, acılarını paylaşmaya, dua etmeye gelmştik!
Özellikle yerel yöneticilerin, her anlarını, nefes almalarını bile resme aldırmaları olayın vahametini ortaya koyuyor.
Keşke, her şeyden önce her şeyi gören, bilen bir Yaratıcı'nın, Yüce Mevlana'nın varlığını algılayabilseydik!
















