ASIL SORU ŞU
Aslında icraa makamında olanlar eleştirilir, sorguya çekilir, hesap sorulur, öneriler, istekler, yanlışlar dile getirilir.
Ülkemizde tam tersi oluyor; muhalefet sorguya çekiliyor, hesap soruluyor, pasifize edilmeye ve etkisizleştirilmeye çalışılıyor.
Ana muhalefet partisi CHP'liler birbiriyle didişiyor, bir çoğu başını kurtarma derdindeler. Ülke ve dünya sorunlarına bakacak hâlleri yok.
Genlerine kazınan, en iyi bildiklerini yapıyorlar; "İslami değerler hazımsızlığı"...
Bir şovmen kutsal kitabımızla dalga geçiyor, hakaret ediyor; CHP tüm iç sorunları bırakıp, o şovmene destek veriyor her zaman yaptıkları gibi.
İslamla barışık değiller.
Bu yüzden, çok özel bir durum olmadığı sürece, iktidara gelmeleri imkansız!
İktidar yanlısı basın ve trollerin hedefinde bir başka muhalefet yok.
Mesela iyi parti ya da Saadet Partisi Reis'i ve iktidarı şiddetli eleştirirler; nedense trollerden ve basından tek bir savunma gelmez.
Ama Fatih Erbakan'ın aldığı nefes bile sorgulanır durumda.
Attığı her adım, söylediği her söz takip altında olup saldırı bombardımanına tutulur.
Bu da gösteriyor ki, iktidar alternatifi, iktidarı silkeleyecen parti Yeniden Refah Partisi'dir.
Mevlana'nın" ne olursan ol, yine gel" felsefesi yanlış uygulanıyor.
Belediye başkanı mısın, milletvekili misin; bize gel katıl, korunaklı şemsiye altına gir. Dokunulmaz olursun.
Sahi Irak'ta, Gazze'de, Lübnan'da, İran'da on binlerce müslümanı katleden, kadınların ırzına geçen, katline destek veren ABD ve Trump'a Nato zirvesinde bunun hesabı sorulacak mı, pardon dillendirilecek mi?
Bu kadar müslüman kanı karşılığında, uçak motoru satın alınıp susulacak mı/ susuldu mu?
Hiç bir icranın başında olmayan Fatih Erbakan'a dediğinizin onda birini sayın Erdoğan'a diyebilecek misiniz?
Var mı o yürek, cesaret ve iman gücü.
Nasıl olsa Reis'in bir bildiği olacak, öylemi!
Dosta, eskiden kırmızı halı serilirdi; şimdi Boğaz Köprüsü ABD bayrağına boyanıyor!
















