Faiz İndirimi Zamanı Geldi mi?
Türkiye ekonomisi uzun süredir beklenen o “yumuşak iniş” noktasına doğru hızla yaklaşıyor. TCMB’nin döviz alımlarını neredeyse sıfırlaması, rezervleri zorlamadan faiz indirmek için belki de yıllardır görülmemiş bir fırsat yaratmış durumda. TL’de reel değerlenme baskısı sürdükçe, faiz indirimi yalnızca mümkün değil; rasyonel politika açısından optimal hamle haline geliyor.
Bugünkü tabloyu bir cümle özetleyecek olsak:
Döviz almıyoruz, rezervler stabil, carry trade canlı, enflasyon beklentileri gevşiyor.
Bu koşullarda faizi sabit tutmak, piyasanın dilinde: “kendi ayağımıza sıkmak.”
11 Aralık PPK: Masadaki En Mantıklı Hamle 200 Baz Puan
Neden mi? Üç temel gerekçe var:
1) Enflasyon Beklentileri Yumuşuyor
İTO’nun Kasım verisi aylık %1,19 – beklentilerin altında.
TÜİK’in açıklayacağı rakamın %1,25’i aşması zor.
Bu ne demek?
Yıl sonu enflasyonu büyük ihtimalle %30–34 bandına yerleşecek.
Bu tabloda politika faizi hâlâ yüksek:
Mevcut reel faiz: %6–7
200 baz puan indirilse bile: %4–5
Gelişmekte olan ülkeler arasında hâlâ çok cazip bir getiri.
Carry trade için kapı sonuna kadar açık.
2) TL’de Değerlenme Baskısı: İndirime Davetiye
Dolar/TL 35,30 civarında sıkışmış durumda.
Piyasanın yıl sonu tahminleri 35’in altına kayıyor.
Bu neyi gösteriyor?
TL’ye doğal bir değerlenme baskısı var.
Bu baskı varken yapılacak bir faiz indirimi:
TL’yi daha da güçlendirir,
ithalat maliyetlerini aşağı çeker,
cari açığı frenler,
dezenflasyon sürecini destekler.
Tam bir “kazan–kazan” denklemi.
3) Rezervler İstikrarını Koruyor: Manevra Alanı Açık
Brüt rezervler 80 milyar dolar civarında.
Net rezervlerde iyileşme sürüyor.
Döviz alımı yok. Kurda stres yok.
Bu neyi mümkün kılıyor?
TCMB ilk kez uzun süredir döviz almadan faiz indirebileceği bir ortamda.
Kısa vadede rezerv biriktirmek yerine, faiz indirip sermaye girişini teşvik etmek, orta vadede daha sağlıklı bir rezerv artışı sağlar.
Peki Risk Var mı?
Var. Ama Abartıldığı Kadar Değil.
“Enflasyon yeniden zıplar” korkusu fazlasıyla fiyatlanmış durumda.
Hizmet enflasyonu yavaşlıyor,
ücret ayarlamaları tamam,
enerji fiyatları stabil,
FED’in Aralık’ta yapacağı 25 bp indirimin sermaye çıkışına etkisi zayıf (zaten fiyatlandı).
Yani 200 baz puan, agresif değil; verilerle uyumlu.
100 baz puan “temkinli”,
200 baz puan ise “optimal” seçenek.
Bu 100 baz puan fark ise finansal piyasalar için hayli büyük:
BIST 100’ü 11.000’den 12.000’e taşıyabilir,
bankacılık endeksini uçurabilir,
yıl sonu Noel Baba rallisini garanti edebilir.
Sonuç: Bu Fırsat Kaçırılmamalı
TCMB’nin önünde nadir bir pencere açılmış durumda.
Döviz almadan faiz indirilebilen bir dönem, Türkiye’de çok sık gelmez.
Bu fırsatı kaçırmak, geçmişte defalarca yapılan hatayı tekrarlamak olur.
11 Aralık’ta 200 baz puan görürsek şaşırmayalım.
Hatta yerinde olur.
Çünkü bu kez indirim yapmak sıkı duruşu bozmak değil;
akıllıca sıkı duruşun yeni formüdür.














