اَلْهٰيكُمُ التَّكَاثُرُۙ
حَتّٰى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَؕ
كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَۙ
ثُمَّ كَلَّا سَوْفَ تَعْلَمُونَؕ
كَلَّا لَوْ تَعْلَمُونَ عِلْمَ الْيَقٖينِؕ
لَتَرَوُنَّ الْجَحٖيمَۙ ﴿٦﴾
ثُمَّ لَتَرَوُنَّهَا عَيْنَ الْيَقٖينِۙ
ثُمَّ لَتُسْـَٔلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النَّعٖيمِ
Çoklukla övünme yarışı sizi kabirlere varıncaya kadar oyaladı.
Hayır! Yakında anlayacaksınız!
Hayır hayır! Elbette yakında anlayacaksınız.
Hayır! Keşke kesin bir bilgiyle bilmiş olsaydınız!
Yemin olsun, cehennemi mutlaka göreceksiniz!
Sonra kuşkusuz onu gözünüzle ayan beyan göreceksiniz.
Nihayet o gün nimetlerden elbette sorguya çekileceksiniz.
(Tekâsûr Sûresi, 1-8)
Dünya sevgisi, mal,evlat ve sayı çokluğu sizi o kadar gaflete düşürdü , oyaladı ki tâ kabirlere varana kadar; yani ölüm size gelinceye veya canlarınız çıkıncaya kadar ömürlerinizi dünyalık boş eğlenceler, övünmeler ve işlerle geçirdiniz.
Kabri ve onun arkası olan ahireti ,hesabı dünyanın faniliğini bu yolun bir sonu olduğunu hesap etmediniz ;ama aldınız işte.
Sonuç olarak öldünüz ve kabirlere girdiniz.İşte şimdi gerçeği anladınız;Ancak iş işten geçti..
"İnsan nisyân ile mâluldür ."diye bir söz var. Yani fıtraten herkes unutkanlığa meyillidir.
Dini bir kaide olarak insanoğlu unuttuğu şeylerden sorumlu olmazken; Gaflet unutmaktan farklı olarak
Farkında olup bildiği halde unutmuş gibi şuursuz gibi davranmak demektir .İşte biz çoğu zaman bildiğimiz halde unutmuş gibi yaparız .
Mesela :
Dünyaya gönderiliş amacımızı; Rabbimizin bizden ne yapmamızı istediğini; bu hayatın bir gün son bulacağını unuttuğumuz gibi ..
Kur'an, bizden hayırda yarışmamızı,Allah'ın ihsan ettiği, rızık olarak yerden çıkardığı ve gökten indirdiği nimetlerden infak etmemizi; namazlarımızı ve tüm ibadetlerimizi manevi huzur(huşû) ile eda etmemizi ,kendisini bolca zikretmemizi ,ona şükredip nankörlük etmememizi istiyor.
Gaflet perdeleri bizi o kadar sıkı sıkıya bağlamış sarhoş etmiş ki Dünya ve ahiret saadeti için çok önemli olan bu şeyler önemsiz gibi geri plana atılırken boş övünmeler, riyakarlıklar, gösteriş ilgi görüyor .
Önümüzdeki belaları, çukurları, karanlıkları göremiyor aldanıyoruz.
Merhum Elmalılı Hamdi Yazır Tekasür hakkında şu ifadelere yer verir:
" Tekasür; ahirette işe yaramayacak ,tartıda ağır basmayacak, o kızgın ateşten insanı korumayacak ve bundan dolayı geçici dünya hayatında insanı aldatan ahirette ise insanı rezil rüsva edecek ,yalnız bırakacak ve ona azaptan başka bir şey getirmeyecek arzularla çoklukla övünmektir ."
(Hak Dînî Kur'an Dili Tefsiri,Cilt 9,sayfa 399)
Hadid Sûresinin 20. ayetinde de bu konuya şöyle temas ediliyor :
"Muhakkak ki dünya hayatı bir oyun ,eğlence kendi aranızda övünme, mal ve evlat çoğaltma yarışından ibarettir."
O halde dünyaya ait boş arzuları bırakıp canımızı ,bedenimizi nerede kullandığımızın, malımızı nereden kazanıp nereye harcadığınızın ve evlatlarımıza ne kadar emek verdiğimizin hesabını sorulacağı o önemli gün için hazırlık yapalım .
Fahri Kainat Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem ):
"Akıllı kimse nefsini her daim hesaba çeken ve ölümünden sonrası için hazırlık yapandır.
Aciz (akılsız ) kişi ise nefsinin kötü arzularına uyan ve Allah'tan olur olmaz boş şeyler temenni eden kimsedir."
Buyurmuştur.
(Tirmizî, Kıyamet, 25)
















