ÖLÇÜ VE KONTROL
Dostluklar, arkadaşlıklar, ortaklıklar, birlikte hareket etmeler; hep bir sınır ve ölçü içerisinde olmalıdır.
Aşırı tutku, samimiyet, güvenme, bağlanma, ait olma; üzücü sonuçlara götürebilir.
Dikkat, itidal, kontrol, hedefteki amaç; daha doğrusu ölçü çok önemlidir.
Hele hele özelinizden bir şeyler saçmanızın bir gün aleyhinize kullanılacağından hiç şüpheniz olmasın.
Bir hedef uğrunda yola çıkanlar arasında bile zamanla ayrışmalar, dağılmalar, terk edişler olur.
Bunun da en önemli nedenleri hırs, kıskançlık, hasetlik , şahsi beklenti ve ikbal davasıdır.
Bu ayrılmalar; evlilikte, ticarî ortaklıkta, siyasette, cemaatlerde en güzel bir şekilde baş verir, kendini gösterir.
Dün baş tacı edilenler bir anda ayak altına alınmaya çalışılır, tüm aleyhte ithamlar acımasızca yapılarak.
Dün aşk derecesinde muhabbet besleyenler, bir anda nefret çamuruna düşüverirler.
Önce dostluk, muhabbet, sevgi, hatta dava birliği şeklinde olan gelişmeler; ayrılmalar da; nefret, kin ve intikam duyguları ile birer zehirli ok hâlini alır.
Bilinç, plan, hedef, beklenti, olabilecekler iyi hesap edilmeli, fırtınaya, oklara, taşlara hazır olunmalı.
Dün ölürdün, şimdi öldürürüm.
Dün baş tacısın, şimdi ayak altı.
Dün buyurundu, şimdi ne oldu .
Dün estağfurullahdı, şimdi niye yaptın, şeklindeki sözler zamana, şartlara bağlı olarak söylenen sözlere ve davranışlara birer örnektir.
Dün telefon , mesaj sağanıydı, şimdi kaçış...
Köprüye girerken davranış biçimleri, köprü çıkışında evrime uğrar.
Aman ha! Ölçü ölçü, ölçü.
Kontrol, sınır, takip, dikkat!
Deneme, tecrübe aşama aşama, ayakları yere sağlam basarak, gözleme dayalı olarak yapılmalıdır.













