AZDAN AZ ÇOKTAN ÇOK DÖNEMİNE GİRDİK
Kaybedecek bir şeyi olmayandan, ya da köşeye sıkıştırılmış kediden korkmak lazım.
Hele hele son kozlarını oynamak durumuna gelen birinin yapacaklarından korkulur.
Ben yanarsam, herkes yansın aşamasına gelmek ; mantığın, akl-ı selimin bittiği , olacakların, sonucun asla düşünülmediği düzeydir.
Ok yaydan çıkmıştır, yaralı boğa her tarafa, kim ve nere olduğuna bakmaksızın boynuz sallar.
Denize düşmüş boğulmaya başlamış biri sıkı sıkıya tutunduklarını da ölüme götürecektir.
Ateş yakılmış, hızlıca ilerliyor, habire benzin dökülüyor; bu yüzden hiç kimse yangının şerrinden güvende değildir.
Bu gün köşeye sıkıştırılan İran'ı şunu yaptı, bunu yaptı, geçmişte şöyle davrandı, söyledi diye eleştirme zamanı değil.
İran'a saldıran İsrail ve ABD canileri pek mi masumlar?
Böyle bir saldırıya uğrayan devlete; dinine, ırkına, mezhebine bakmaksızın destek vermek durumundayız.
Aslında ABD ve İsrail de ölüm kalım savaşı veriyorlar.
İsrail, müslümanların dağınık olduğu, zayıf olduğu; arkasında ABD'nin tam desteğini aldığı bir zamanda arz-ı mev'udu gerçekleştirmek için son kurşununu sıkmaktan çekinmeyecektir.
Bu saldırıyı sadece Netanyahu'nun kendisini kurtarma amacına yönelik olduğunu söylemek abestir. Eğer öyle olsaydı İsrail halkının yüzde yüze yakını bu saldırıları desteklemezdi!
ABD'nin kibiri, dünyayı boyunduruğu altına alma gayreti ile çok sayıda ülkeyi pusturup sindirmesinin İran'da sekteye uğraması, sert dirençle karşılaşması Trump'un tüm kimyasını alt üst etmiş durumdadır.
Ahiret ve güçlü şehit olma arzusu, İran halkının ölümüne direncini ve cesaretini artırıyor.
Buna karşılık, başta İsrail halkı olmak üzere, ABD askerleri de travma geçiriyor, korkudan psikolojileri bozuluyor, geleceğin hasta toplumlarını oluşturuyorlar.
İran'da karizmasının çizilmesi, ileriki planlarına olumsuz katkı yapması, engel olması kaygısıyla Trump gerekirse tüm imkânlarını seferber edecek gibi görünüyor.
Aksi taktirde, olacak bir başarısızlık ABD'nin karizmasını çizecek; en önemlisi de dünya üzerindeki hegomanyası bitecek, sömürmeye çalıştığı, baskı uyguladığı, sindirdiği devletler cesaret kazanacak, bağımsız davranacaklardır.
Esecek ters bir rüzgarla ABD'nin bölünmesi, iç kargaşa yaşaması bile mümkün olacaktır.
İran can havliyle, sıkıştırılmışlığı ile; İsrail tarihte ilk defa elde ettiği arz-u mev'udu gerçekleştirmek gayesi ile; ABD savaşta yenilgiye uğrayıp sonunu getirmemek korkusuyla, var güçleri ve tüm imkanları ile amansız savaşacaklar/ savaşıyorlar.
Ne yazık ki başta Türkiye olmak üzere çok sayıda devlet, aslında tüm insanlık; çoğu direkt olmak üzere; en azından dolaylı olarak bu savaştan etkilenecektir.
Her ne kadar Türkiye direkt etkilenmez desek de, hedefini şaşıran bir savaşta her duruma hazırlıklı olmak durumundayız.
Ateş tehlikesi herkes için vardır ve çok yakındır.
Umarız daha ileri boyutlara gitmeden bu savaş sona eter.














