İYİLİKLER DE İNSANDA KÖTÜLÜKLER DE
Alfa yavru kurdu alıp evde besleyip büyüttüler.
Bu arada sürekli koyun sürüsünün içerisine saldılar, diğer çoban köpekleri ile beraber tanıştı, kaynaştı oyun oynadılar.
Alfa kurt hızla gelişip büyüyor, muziplikler yapıyor.
Çoban, yavruya sürekli ilgi ve sevgi gösteriyor karnını etle doyuruyor, her türlü bakımını yapıyor, arabasıyla gezdiriyor.
Sık sık koyun ve kuzulara yaklaştırıyor, kokularına alıştırıyor, onların düşman değil, korunması gereken birer canlı olduğunu işliyor yavrunun beynine.
Oysa kurdun var oluş nedeni koyunları yemektir. Zaten böyle olmasaydı, çoban köpeklerinin bir anlamı olmazdı.
Çok sempatik, hareketli yavru, karnı tok, ilgi üstünde; bir anda koyunun boğazına dişlerini geçirmeye, kuyruğunu parçalamaya yelteniyor; çobanın sesle müdahalesi ile bırakıyor.
Her insanın doğuştan gelen iyilik ya da kötülük yapma kodları vardır.
Fazilet, vicdan, merhamet, acımak, sevmek gibi iyi unsurlara karşı; hasetlik, kıskançlık, öfke, kin, nefret gibi kötü unsurlar vardır.
Kodlanmış bu davranışları vücuttan, ruhtan silip atmak mümkün değildir.
İyi unsurları okşamak, beslemek, büyütmek; kötü unsurların gelişimine, açığa çıkmasına, eyleme geçmesine fırsat vermez.
Ne zaman ki, iyi unsurlar çürümeye, zayıflamaya, paslanmaya, etrafı sarılmaya başlar; işte o zaman kötülük askerleri darbe yaparlar.
Madem kodlanmış Iyilkiler ve kötülükler var, (ki, bu sayede insanoğlu imtihan oluyor, ahiret sınavı veriyor) yapılması gereken; denge politikasını iyi takip edip, her zaman iyiliklerin galip gelmesini, terazide ağır çekmesini sağlamaktır.
Hiç kimse bu sınavdan, bu güçlerin varlığından muaf değildir.
Bu hakikatler bilinmediği için insanlar arasında kavga, mücadele, münakaşa, krizler, kaoslar meydana geliyor.
Bu hakikatlerin farkında olunsaydı davranışlar, ilişkiler ona göre belirlenir, ona göre tedbir ve önlemler alınırdı.
Eğer bu bilinç yaygın ve hakikatlerin farkında olunsaydı; O bunu yapmaz, O bunu söylemez, O'ndan beklemezdik, hiç ummazdık, demek öyle, vay be gibi hayal kırıklıkları, şaşkınlıklar olmazdı.
İlişkilerde açık olunur, ifadeler netlik kazanır, önlemler alınır, güven kontrol altında tutulur.
Her zaman iyilik fidanlarını sulayıp beslerken, dikenli, çakıllı, zehirli, pıtıraklı dalları budamak, etkisiz hâle getirmek, gelişimine fırsat vermemek gerekir.
İyiliklere güç ver ki kötülükler başkaldırmasın!
İyilik ipini gevşetir ya da bırakırsan, kötülüklere alan açmış olursun.
Kural bu!














