ERDOĞAN'IN ETRAFINDA KENETLENME NEDENLERİ
Hemen söyleyelim ki, Sayın Erdoğan etrafında % %20-25 bandında bir kenetlenme, kemikleşme vardır.
% 10'luk bir kesim de ekonomik, makam, iş garanti ve rahatlığı ile, yani düzenlerinin bozulmaması kaygısıyla destek veriyorlar.
Sesleri çok çıkmasına, etkili olmalarına rağmen; dalkavukların sayısı nisbeten azdır.
Öyle ya bir iktidar var, standart bir idare var; geçmişte hükümetler kurulamadığı için kaoslar, sıkıntılar oluşmuştu; o durumun kötü tecrübesi var...
"En kötü iktidar, en iyi hükmetsizlikten iyidir" mantığı, bir de darbe olur kaygısı; sayın Erdoğan'a destek vermek ya da etrafında kenetlenmek konusunda etkili oluyor.
Şurası da bir gerçek ki, insanımız ilk elden, birinci dereceden yönetici olmaya cesaret edemezler, sorumluluklardan kaçarlar.
Genelde ikinci, yardımcı ya da daha alt birimlerde yakaladıkları rahat bir alanda kalmak isterler.
Bu duyguyla lider olarak, yönetici olarak bir başkasına alan tanımazlar, imkan vermezler.
Öyle ya kendileri rahatlarını bozmasın, risk almasın, mücadeleye girmesin, başını ağrıtmasınlar, miskin miskin yaşasınlar.
Nasıl olsa Erdoğan, dünyaya sesini duyuruyor, muhaliflere sert cevap veriyor, gazetecilere haddini bildiriyor, dini savunuyor, diyanet mensuplarını kolluyor.
TÜGVA, İlim Yayma gibi vakıflar başta olmak üzere çeşitli sivil vakıf ve derneklerde evlatları yöneticilik yaparak; o alanlardaki eksikleri de kapatıyorlar.
"Gölgede olanın gölgesi olmaz" demişler. Hele bu, Erdoğan gibi gölgesi ağır bir çınar sa!
Herkes gibi sayın Erdoğan da fânidir, hastalanır, yorulur, ya da metal yorgunluğu olur.
Ya da 25 yıllık yaptığı icraatlardan dolayı yanlışları, hataları, başarısızlıkları olmuştur.
Haksızlığa uğrayanlar, hakkını alamayanlar, küsenenler, kırgın olanlar olmuştur.
Yani sayın Erdoğan ölümsüz değil ki sonsuza dek lider olsun.
Bir lider öyle alanlar açmalı ki, kendisinden sonra çok sayıda lider adayı hazır bulunsun. Bu durum, sayın Erdoğan açısından büyük bir hata olmuştur.
Erdoğan sonrası lider adaylığında iki isim sık sık dillendiriliyor;
Bilâl Erdoğan ve Hakan Fidan.
Alternatif liderlik bu iki kişiye mi indirgenmeliydi.
Rahatlıklarının, kurulu rahat düzenlerinin bozulmasından, elini taşın altına koymaktan korkanlar Erdoğan'a dört elle yapışıyorlar.
O yüzden Allah ömrümden alsın O'na versin diyorlar.
Özellikle muhafazakar kesimin azda olsa, içlerindeki manevi cihat, mücadele baskısı iç huzursuzluk veriyor. Bu açıklarını da Erdoğan üzerinden gideriyorlar.
Bu yüzden başka bir lider adayına şiddetle karşı çıkıp kapılarını kapatıyorlar.
Millî görüş geleneğinin yegane, güçlü temsilcisi Dr. Fatih Erbakan bu iş için alternatif adaydır.
Yıllarca liderlik, başbakan yardımcılğı, Başbakanlık yapmış merhum Erbakan'ın rahle i tedrisatında yetişmiş, eğitimini almış, akademik kariyer yapmış Fatih Erbakan en yakın lider adayıdır.
Bu kesimin Fatih Erbakan'a bu kadar sert tepkilerini anlamakta zorluk çekiyoruz.
Tecrübesiz diyenlere, Tayyip Erdoğan'ın başbakanlıktan önce tecrübe ve yaşını hatırlatmak isteriz.
Adnan Oktar'la diyaloğu var diyenlere, FETÖ için, "ne istediler de vermedik diyen sayın Erdoğan'ı hatırlatırız.
CHP ve Demli Belediye Başkanları ile kurduğu medeni görüşme ilişkilerini eleştirenlere hükümetin Pkk ve DEM' le kurdukları resmi ya da gayr ı resmi diyalogları, önder Apo (!) için umut hakkını hatırlatmak isteriz.
Birine birşeyler demeden önce, dönüp etrafınıza bakmalısınız!















