ENGEL NEDİR, ENGELLİ KİM?
3 Aralık; "Dünya Engelliler Günü" olarak kutlanıyor.
Farkındalık oluşturmak, engellilerin haklarını, ihtiyaçlarlarını koruyup kollamak, uyarılmak için önemli bir gündür.
Her zaman söylendiği gibi, anmalar, hatırlamalar, farkında olmalar; sadece bir gün için değil, her gün olmalıdır.
Öncelikle; kusursuz yaratıcı yüce Mevla'ya sonsuz şükürler etmek gerekir.
Çeşitli hastalıklar, kan uyuşmazlığı, genlerle ilgili ve bazı bilmediğimiz nedenlerden dolayı engelli doğumların yanında; zamanla hastalıkla, kazayla, fiziki darbe ile insanlar engelli kalabilmektedir.
Şu bir gerçek ki, herkes bir engelli adayıdır.
Engelliler açısından; mevcut engelli durumları kabul edilmeli, umutsuzluğa kapılmamalı, engelli olarak maksimum yaşama yolları aranmalıdır.
Dünyanın bir imtihan yeri olduğu inancı ile engel; kabul edilip yüce Yaratacı'ya tevekkül edilmelidir.
Sağlıklı olanlar da engellilere azami dikkat gösterip yardımcı olmalıdırlar. Asla onların onurlarını kırıcı, dışlayıcı davranışlar ortaya koymamalıdırlar.
En önemlisi; sağlıklı oldukları için Allah'a sonsuz şükür ve teslimiyet içinde olmalıdırlar.
Akıl yönünden engelli olanların insana, topluma, vatana bir zararları olmaz.Zaten halkımız onlara deli değil veli derler.
Asıl engelliler; sağlıklı olup aklını, iradesini kullanamayan, teslimiyetçi, biatçi , haksızlıklara, zulme sessiz kalan, sinik, korkak, iki yüzlü, zalim, haksızlık yapanlardır; aklının, sağlığının kıymetini bilmeyen, Mevla'ya şükredemeyenlerdir.
Hiç bir şey üretmeyen, tembellik eden, güdülen, düşünemeyen, ayak bağı olan, huzuru bozanlar da engellidirler.
En önemlisi de; öğrenilmiş çaresizlik içinde olanlar, hasetlik, kıskançlık içinde olanlar, hazımsız olanlar, gölge edenler tehlikeli engellilerdir.
Allah akıl sağlığımızı korusun, akıl engelli etmesin!













