• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Sağlık
  • Politika
  • Magazin
  • Canlı Yayın
  • Spor Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
12:01
TOPLUMLAR,  HAFIZALARINI KAYBETTİKLERİNDE AYNI ACILARI TEKRAR TEKRAR YAŞAR
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Furkan Yılmaz Altunöz
  3. ORUCUN KEFARETİ VAR MI?
Yayınlanma: 26 Şubat 2025 - 15:24

ORUCUN KEFARETİ VAR MI?

26 Şubat 2025 - 15:24
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Furkan Yılmaz Altunöz
Furkan Yılmaz Altunöz

İlim ehli olmayan veya konunun âlimi olmayan kimselerin İslam ile ilgili ortaya koydukları sonuçlar, verdikleri fetvalar; tam bir katliam örneğidir. Hani “ayağa düştü” denilir ya. İşte sahipsiz ilim yani fıkıh ya da din ayağa düştü. Düşürdüler. Kimler? Cahiller. Az akıllılar. Din tacirleri. Sorumsuzlar. Hainler. Misyonerler.

Hiç bir kanun, tüzük ve yönerge anayasaya aykırı çıkarılamaz. Yine hiçbir anayasa toplumu göz ardı ederek yok sayarak kanunlara kaynaklık edemez. İnsan psikolojisi, sosyolojisi, tarih, kültür, dil hatta coğrafya dikkate alınarak; sorumluluk duygusu yüksek kimseler tarafından yasalar yapılır ve içtihatlarda bulunulur.

Düne kadar Yahudiler, Hristiyanlar, sekülerler tarafından İslam’a karşı bir savaş yürütülürdü. Kur’an’ın Allah’ın kitabı olmadığı, Hz. Peygamberin rol model olmayıp postacı konumunda olduğu, hadislere güvenilemeyeceği, sahabeler sıradan insanlar olduğu, mezheplerin dinde olmadığı gibi saldırılar yapılırdı. Ama bunlara karşı okusun ya da okumasın tüm Müslümanlar karşı koyar: Kendi mahallelerinde salyangoz sattırmazlardı.

Şimdilerde ise böyle değil. Akademik ünvanlı, yazar patentli veya ilahiyatçı kimlikli birçok insan; dünkü İslam düşmanlarının iddia ettiklerinin bir fazlasını da söyleyerek İslam’ave Müslüman topluma saldırmaktadırlar. Bu hal batılıların saldırısından daha tehlikeli çünkü “sapı bizden.”

Önce imamlara saldırdılar ve itibarsızlaştırdılar. Sonra müftülere saldırdılar gözden düşürdüler. Sonra Diyanet İşleri Başkanına ve Din işleri Yüksek Kuruluna saldırdılar etkisiz hale getirdiler. Sonra müçtehitlere saldırdılar onlarda bizim gibi adam dedilerâlimsiz bıraktılar. Sonra dinde mezhep yok dediler okulsuz bıraktılar. Sonra İslamfıkhına yöneldiler Emevi fıkhı deyip şüphe saçtılar. Sonra sahabeye yönelip onları tartışmaya açarak dini bize getiren kaynağı güvensiz hale getirdiler. Sonra Allah’ın peygamberine yönelerek senin helal haram koyma yetkin yok sende bizim gibi bir insansın. Bir görevin vardı vahyi ayet getirmek. O da bitti seninde örnek olma rolün yok dediler. Ve sıra Kurana geldi. Seni aracısız yani peygambersiz, sahabesiz ve müçtehitsiz en iyi biz anlarız dediler. Otopsiye tabi tuttular. Sonra bu Allah’ın ayetleri olmaz dediler. Deist oldular. Ve emekli bir tanrı anlayışına sahip oldular.

Ve dini yani İslam’ı ayağa düşürdüler. Bir duvar ustasının yaptığını tartışamayanlar, bir doktorun önünde el pençe divan duranlar. Bir yargıcın karşısında esas duruşta bulunanlar, nefislerinin isteklerine sinek dahi kondurmayanlar; konu İslam, din, peygamber, sünnet, mezhep olunca alleme kesilmekteler. İslami bir kaideyi öldürmek adam öldürmeye benzemez. Bir adamın ölümü kendisi ve ailesi ile sınırlıdır. Ama İslami bir kaidenin inancın güvenin öldürülmesi, Müslüman toplumu ve kıyamete kadar geleceklerin öldürülmesidir.

“Kuran bize yeter” Kur’an’dan başka kitap okunmamalı diyerek hadisleri, sahabeyi ve müçtehitleri yok sayanlar. Ciltler dolusu tefsir kitabı yazdılar. İnancı, fıkhı ve hukuku anlatan onlarca kitap yazdılar. Hz. Peygamberin, sahabenin ve alimlerin önderliğini yol göstericiliğini kabul etmeyenler; şehir şehir dolaşarak konferans vererek kendilerini dinlemeye çağırdılar.  Zımmen peygamberin değilse bile sahabeden ve müçtehit imamlardan rol çaldılar.

Bir arkadaş ortamında otururken “İslam’daoruçkefareti yoktur. İddiası var. Bu konu nasıl?” diye soruldu. Bu soru masummuş gibi durmakta ama öyle değil. 4 mezhebe göre ramazan orucunu zorunluluk olmadığı halde kasten bozan kimseye 61 gün oruç tutma kefareti gerektiğine ittifak etmişlerdir. Kefaret yoktur diyenler öncelikle bu âlimleri ve mezhepleri itibarsızlaştırmaktalar. Mezhep imamlarının verdikleri hükümlerin/fetvaların ayet ve hadis kaynaklı olmadığını iddia etmiş olmaktadırlar. İlim ve alim yetimi yığınlar oluşturarak şeytan ve dostlarının saldırılarına açık hale getirmektediler.

Hâlbuki “Bütün müçtehitler, Ramazan günü oruçlu iken bilerek ve isteyerek cinsel ilişkide bulunmanın, hem kaza hem de kefâreti gerektireceği konusunda görüş birliği içindedirler82. Fakat bir şey yiyip içmenin kefâreti gerektirip gerektirmediği konusu ise mezhepler arasında tartışmalıdır.

Evzaî, Şâfii, Ahmed b. Hanbel ve zâhirîlere göre, oruç kefâreti konusunda delil olarak EbûHureyre ve Hz. Aişe'ninrivâyet ettiği hadîslerdekefârete sebep olarak "cinsel ilişki” zikredilmiştir. Kefâretler naslarla belirlenen ve kıyasa mahal olmayan cezalar olduğu için sadece cinsel ilişkide kefâret gerekir. Bu âlimler hükmün illetini "Ramazanda cinsel ilişki” olarak görmelerinden dolayı, onlara göre bunun dışında yeme, içme veya bir başka yolla Ramazan orucunu bozan kimseye kefâret gerekmez . Kefâret cinsel ilişki ile bozulan oruçiçin belirlenmiş, kıyasa aylan bir hükümdür ve bu hüküm başkası için makîsun aleyh olamaz  sonucuna varmışlardır.

Hanefi ve Mâlikîlere göre, Ramazan orucunun özürsüz olarak bir şey yemek veya içmekle bozulması durumunda da kefâret gerekir . Onlar, orucun bilerek ve isteyerek bozulmuş olmasını, Ramazan orucuna gösterilmesi gereken saygının ihlali ve kefâretin gerekmesi için yeterli görürler   . Bazı rivâyetlerde orucun bozulma şeklinden söz edilmeksizin "Adamın biri Ramazanda orucunu bozmuştu "87 şeklinde mutlak ifadenin kullanılması, Hz. Ali'nin "Kefâret yeme, içme ve cinsel ilişkiden dolayıdır ”88 sözü bu görüşü destekleyen delillerdir. Özellikle Hanefiler, "Bedevî hadisinde, mücmel olarak verilen bilgi diğer rivâyetlerlemüfesser hale gelir. Kefâret, oruç bozma ile meydana gelen günahların ortadan kaldırılması için aklen ve şer'an zorunludur. Biz bu hükme illetlendirme veya kıyasla değil bizzat naslarla ulaşıyoruz89, çünkü kefâret, miktarı nasla belirlenmiş  müeyyidelerden başka şeye kıyasla tespiti mümkün değildir.” 

Sonuç olarak orucun kefareti vardır.  Ve dayandığı nokta hadisi şeriflerdir. Bir çok konuda olduğu gibi orucun kefareti yoktur iddiasında bulunanların meselesi kefaret değil Hz. Peygamberin (sav) ve alimlerin dindeki rolünün yok sayılmasıdır. 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • GAZETE VE KUTSAL KİTAP - 12 Ocak 2026
  • MADURO İSLAMİ VE İNSANİ AHLAK - 06 Ocak 2026
  • AHLAK KRİZİ VE AFFIN VE AİLENİN İNŞASI - 02 Ocak 2026
  • YILBAŞI TEPKİ ÇIKMAZI - 29 Aralık 2025
  • PLANLAMA AYLARI ÜÇ AYLAR - 24 Aralık 2025
  • PAPA NE GETİRDİ? - 05 Aralık 2025
  • UMRE AKADEMİ - 26 Kasım 2025
  • FARKINDA OLMAK - 18 Kasım 2025
  • HAZAR GÖLÜ TABİAT PARKI - 21 Ekim 2025
  • TRUMP NETANYAHU İKİZİ - 26 Eylül 2025
  • O HALDE NAMAZI BIRAK - 15 Eylül 2025
  • FİLDİŞİ KULELERİNDE AİLE İNŞASI - 29 Ağustos 2025
  • CUMA HUTBELERİ MANİFESTOSU - 18 Ağustos 2025
  • HAKİKATİ ARAMAK VE DUYURMAK - 11 Ağustos 2025
  • MAKYAJ ALDATMAKTIR - 29 Temmuz 2025
  • DİNDARLAR VE DÜĞÜNLER - 04 Temmuz 2025
  • İMAM HATİP LİSELERİ VE MEZUNİYET TÖRENLERİ - 01 Temmuz 2025
  • VİZYON VE NİTELİK - 23 Haziran 2025
  • İRAN VE ÖZGÜR OLABİLMEK - 16 Haziran 2025
  • TURNUSOL KÂĞIDI VE YAHUDA'NIN ÖPÜCÜĞÜ - 13 Mayıs 2025
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
DURMUŞ CEYLAN
DURMUŞ CEYLAN
TÜM YENİİL TÜRKMEN OBALARI 2.BÖLÜM
NEVZAT GÜLSOY
NEVZAT GÜLSOY
KURTLAR ULUYUNCA
PROF.DR. DERVİŞ BOZTOSUN
PROF.DR. DERVİŞ BOZTOSUN
KÜRESEL FİNANS KALP KRİZİ GEÇİRİYOR
VEYSEL EKİNCİ
VEYSEL EKİNCİ
İYİLİKLER DE İNSANDA KÖTÜLÜKLERDE
AZİZ AKBAL
AZİZ AKBAL
MUHTARLARIN VEBALİ
SÜHEYLA GÖKÇEK
SÜHEYLA GÖKÇEK
TRUMP NEDEN DÜNYAYA KAFA TUTUYOR? TRUMPİZM VE ETKİLERİ
Furkan Yılmaz Altunöz
Furkan Yılmaz Altunöz
GAZETE VE KUTSAL KİTAP
Osman İKİNCİ
Osman İKİNCİ
MİLLİ ŞAİRİMİZ MEHMET AKİF ERSOY'UN 89. VEFAT YIL DÖNÜMÜNÜ ANARKEN…
Ahmet TAŞ
Ahmet TAŞ
ZAMANINDA BAŞLAMAK YASAK MI, GÜNAH MI, AYIP MI?
Ömer UZUNOĞLU
Ömer UZUNOĞLU
NASIL BİR GÜÇ 
ABDULLAH KALIN
ABDULLAH KALIN
KAYSERİ 2024'TE KONUT SATIŞINDA REKOR KIRDI
MUSTAFA TAN
MUSTAFA TAN
MİRAÇ KANDİLİ VESİLESİYLE TOPLUMSAL VAZİYETİMİZ
Çok Okunan Haberler
ABC LOJİSTİK, İHRACAT BAŞARISINI SAHNEYE TAŞIDI!
ABC LOJİSTİK, İHRACAT BAŞARISINI SAHNEYE TAŞIDI!
4 GÜNDE 195 BİN TON ŞEKER ÜRETİMİ YAPILDI
4 GÜNDE 195 BİN TON ŞEKER ÜRETİMİ YAPILDI
DERNEĞİN ÇALIŞMALARINI ANLATTILAR
DERNEĞİN ÇALIŞMALARINI ANLATTILAR
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Sağlık
Politika
Magazin
Canlı Yayın
Spor
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Asayiş
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitene Ekle
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.